NOT: Bu makale 25.07.2024 tarihinde www.ekovergi.com sitesinde yayınlanmıştır.
Konkordato İlan Eden İşletmelerden Alacaklarda Amortisman ve Vazgeçilen Alacak Kısmının Durumu
Ahmet GÜZEL, YMM/Konkordato Uzmanı
I.GİRİŞ
Konkordato mevzuatı
kapsamında 2018 yılının Mart ayında yayınlanan 7101 sayılı Kanun ile 2004
sayılı İcra ve İflas Kanunu'nda önemli değişiklikler yapılmak suretiyle kötüye
kullanım ve istismarın önüne geçmek adına iflas ertelemesi müessesesi
yürürlükten kaldırılmış ve yerine konkordato müessesesi getirilerek detaylı bir
şekilde düzenlenmiştir.
Ekonomide yaşanan nakit
sıkıntısı, kredi limitlerinin düşük tutarlarla sınırlandırılması ve faiz
oranlarının ticari karların kaldıracağı nispetlerden yüksek olması 2023 yılı
ile 2024 yılının ilk altı ayı itibariyle yaklaşık 1200 civarında konkordato kararı
verilmiş işletmeler bulunmaktadır.
Bu yazımızda konkordato
ilan eden işletmelerden olan alacakların itfasına ilişkin hususlar
değerlendirilmiştir.
II.KONKORDATO
SÜRECİNDE ŞÜPHELI ALACAK AYRILMASI
Konkordato müessesesi,
Geçici Mühlet veya Kesin Konkordato olmak iki süreç şeklinde tezahür
etmektedir. Her iki süreç kararında da borçlu aleyhine takip yapılması mümkün
olmadığı gibi önceden başlayan takipler de durmakta; ihtiyati tedbir ihtiyati
haciz kararları dahi uygulanamamaktadır.
Gelir İdaresi tarafından
verilen mükerrer ve mukarrer özelgeler ile 2019/112 sayılı VUK Sirküleri kapsamında
konkordato kapsamına giren alacaklarda şüpheli alacak karşılığı ayrılmasına
ilişkin olarak takip alt başlıklarda idari görüşünü açıklayarak uygulamaya yön
vermiştir.
II.1.Küçük Alacaklar
213 sayılı Kanunun 323.maddesi
uygulamasında, ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile
ilgili olan dava ve icra takibine değmeyecek derecedeki küçük alacaklar (2024
yılı için 14.900,00 TL) herjangi bir işleme gerek kalmadan şüpheli alacak
sayılmakta ve münhasıran karşılık ayrılması mümkün bulunmaktadır.
II.2.Geçici Mühlet Kararından Önce Dava veya İcra Safhasında Olan
Alacaklar
Geçici mühlet kararından
önce dava veya icra safhasına gelmiş alacaklarda alacaklı şirket tarafından
şüpheli alacak karşılığı ayrılmış olması halinde mahkeme tarafından geçici
mühlet verilmesi durumunda ayrılan karşılığa ilişkin herhangi bir düzeltme
yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
II.3.Geçici Mühlet Kararından Önce Dava veya İcra Safhasında Olmayan
Alacaklar
2004 sayılı Kanunun 288.maddesi
uyarınca, geçici mühlet kararı kesin mühletin hukuki sonuçlarını doğurmakta
olduğundan ve geçici mühlet kararı ile birlikte takip yapılması mümkün
bulunmadığından, geçici mühlet kararından önce dava veya icra safhasına intikal
ettirilmemiş alacaklar için geçici mühlet kararının ilan edildiği hesap dönemi
itibariyle şüpheli alacak karşılığı ayrılabilir.
II.4.Geçici Mühletin Kaldırılarak Konkordato Talebinin Reddedilmesi
2004 sayılı Kanunun 287
ve 288.maddeleri uyarınca, geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin
reddine ilişkin karar verilmiş olması durumunda;
·
Geçici mühlet kararından önce dava veya icra
safhasına intikal etmiş olması nedeniyle karşılık ayrılan alacaklar için
herhangi bir düzeltme yapılmaması,
·
Geçici mühlet kararının ilan edilmesi ile
karşılık ayrılan alacaklar için ise, ayrılmış olan karşılıkların geçici
mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ilişkin kararın ilan
edildiği hesap dönemi itibariyle düzeltilmesi (karşılığın iptal edilmesiyle
gelir hesabına alınması)
gerekmektedir.
Diğer taraftan, bu
alacakların dava veya icra safhasına intikal etmesi durumunda genel hükümler
çerçevesinde şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkündür.
II.5.Kesin
Mühlet Kararı Verilmesi
2004 sayılı Kanunun 289.maddesi
uyarınca, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması
durumunda geçici mühlet verilmiş olan borçluya kesin mühlet verilmektedir.
Bu aşamada konkordatonun
başarıya ulaşmasının mümkün olduğu kabul edilmekle birlikte bu süreçte de
alacaklılar tarafından dava veya icra süreçleri yürütülemediğinden daha önce
ayrılmış olan karşılıklara ilişkin herhangi bir düzeltme yapılmasına gerek
bulunmamaktadır.
Diğer taraftan; 213
sayılı Kanun uygulamasında şüpheli hale gelen alacak için bu dönemde karşılık
ayrılması gerekmektedir.
Dolayısıyla ilgili
olduğu hesap döneminde ayrılmayan karşılığın sonraki hesap dönemlerinde dikkate
alınması mümkün bulunmadığından geçici mühlet kararının ilan edildiği hesap
dönemi itibariyle şüpheli alacak karşılığı ayrılmamış olması halinde sonraki
hesap döneminde kesin mühlet kararının ilan edilmesi durumunda şüpheli alacak
karşılığı ayrılması mümkün değildir.
II.6.Borçlunun Mali Durumunun Düzelmesi Halinde Kesin Mühlet Kararının
Kaldırılması
2004 sayılı Kanunun 291
inci maddesi uyarınca, konkordato talebi ile amaçlanan iyileşmenin kesin
mühletin sona ermesinden önce gerçekleşmesi nedeniyle konkordato talebinin
reddine karar verilmesi halinde;
·
Geçici mühlet kararından önce dava veya icra
safhasına intikal etmiş olması nedeniyle karşılık ayrılan alacaklar için
herhangi bir düzeltme yapılmaması,
·
Geçici mühlet kararının ilan edilmesi ile
karşılık ayrılan alacaklar için ise ayrılmış olan karşılıkların konkordatonun
reddine ilişkin kararın ilan edildiği hesap dönemi itibariyle düzeltilmesi
gerekmektedir.
Diğer taraftan, bu
alacakların dava veya icra safhasına intikal etmesi durumunda genel hükümler
çerçevesinde şüpheli alacak karşılığı ayrılmasının mümkün olduğu açıktır.
II.7.Konkordato Projesinin Tasdik Edilmesi veya Reddedilmesi Durumunda Vazgeçilen
Alacak Kısmının İtfası
II.7.1.Konkordato Projesinin Tasdik Edilmesi
2004 sayılı Kanunun 306.maddesi
uyarınca, konkordatonun tasdiki kararında alacaklıların hangi ölçüde
alacaklarından vazgeçtiği ve borçlunun borçlarını hangi takvim çerçevesinde
ödeyeceğinin belirtilmesi gerekir.
Bu kapsamda, alacakların
borçlu lehine vazgeçilen kısmı, değersiz alacak niteliğini kazanacak ve
değersiz alacak ile bu alacağa isabet eden karşılık, konkordatonun tasdiki
kararının ilan edildiği (bağlayıcı hale geldiği) hesap dönemi itibariyle 213
sayılı Kanunun 322.maddesi hükmüne uygun olarak yok edilecektir.
Buna göre; değersiz hale
gelen alacak veya alacak kısmı, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf
değerlerini kaybeder ve mukayyet kıymetleriyle zarara geçirilerek yok edilmesi
mümkün hale gelir.
İşletme hesabı esasına
göre defter tutan mükellefler, bu madde hükmüne giren değersiz alacak veya
alacak kısımları, gider kaydetmek suretiyle yok edebilirler.
Projenin tasdik
edilmesiyle beraber alacağın vazgeçilmeyen kısmının vadesi ise proje çerçevesinde
uzatılmış olacaktır.
Buna göre mahkemece
tasdik edilen konkordato projesiyle alacaklı ile borçlu arasında yeni bir borç
ilişkisi kurularak eski borç vade/miktar itibariyle yenilendiğinden bu
alacaklar, şüpheli alacak olma vasfını kaybedecektir.
Dolayısıyla söz konusu
alacaklar için ayrılmış olan karşılıkların, konkordatonun tasdiki kararının
ilan edildiği (bağlayıcı hale geldiği) hesap dönemi itibariyle düzeltilmesi
gerekir.
II.7.2.Konkordato Projesinin Reddedilmesi
2004 sayılı Kanunun
308.maddesi uyarınca konkordatonun tasdik edilmemesi durumunda; mahkemenin
konkordato talebinin reddine karar vermesi, bu kararın 288.madde uyarınca ilân
edilerek ilgili yerlere bildirilmesi ile borçlunun iflâsa tabi şahıslardan
olması ve doğrudan doğruya iflâs sebeplerinden birinin mevcut olması hâlinde,
borçlunun iflâsına resen karar verilmesi öngörülmüş olup, bu durumda yazımızın
(II.2.) bölüm başlığında açıklanan esaslar çerçevesinde işlem yapılması
gerekir.
II.8.Dikkat Edilmesi Gereken Diğer Hususlar
213 sayılı Kanunun 323.maddesinde
şüpheli alacak uygulaması, alacağın ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve
idame ettirilmesine özgülenmiş olması nedeniyle, bu mahiyette olmayan alacaklar
için önceki bölümlerde belirtilen doğrultuda şüpheli alacak uygulamasına
gidilmesi mümkün değildir.
213 sayılı Kanun
uygulamasında teminatlı alacaklarda şüpheli alacak karşılığı, teminattan geri kalan
kısma inhisar ettiği için konkordato uygulamasında da yukarıdaki bölümlerde
belirtilen şüpheli alacak karşılığı ancak teminatı aşan kısım için uygulanabilir.
213 sayılı Kanun
uygulamasında şüpheli hale gelen alacak için bu dönemde karşılık ayrılması
gerekmekte olup ilgili olduğu hesap döneminde ayrılmayan karşılığın sonraki
hesap dönemlerinde dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.
Muaccel hale gelmediği
için dava veya icra safhasına intikal ettirilmemiş olan alacaklardan vadesi
geçici ve kesin mühlet sürelerine rastlayanlar vadenin dolduğu hesap döneminde
şüpheli alacak uygulamasına konu edilebilecektir.
III.DEĞER SİZ ALACAKLARDA KDV İNDİRİMİ
06/04/2018 tarihli ve
30383 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış bulunan 7104 sayılı yasa ile KDV
Kanununun 29.maddesinin dördüncü fıkrasına yapılan ekleme ile değersiz hale gelen alacaklara ilişkin hesaplanan ve
beyan edilen katma değer vergisinin, alacağın zarar yazıldığı vergilendirme
döneminde indirim konusu yapılması mümkündür.
Ancak
karşılık ayrılmak suretiyle gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde
gider olarak dikkate alınan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi
için gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gelir olarak dikkate
alınması gerekir.
Buna göre mükellefler, konkordato
sürecinde değersiz hale gelen KDV dahil alacaklarla ilgili 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren bu alacaklarına ilişkin
olarak daha önce mal teslimi ve hizmet ifası sırasında hesaplayarak tahsil
etmedikleri halde beyan ettikleri KDV’leri, alacağın değersiz hale geldiği ve
zarar yazıldığı ay KDV beyannamesinde indirilecek KDV olarak göstermek
suretiyle indirim konusu yapabilir.
Söz konusu KDV tutarı,
alacağın zarar yazıldığı tarihi kapsayan ay’a ilişkin 1 No.lu KDV
Beyannamesinin “İndirimler” kulakçığında “İndirimler” tablosunda 111 kod
numaralı “Değersiz Hale Gelen Alacaklara İlişkin İndirilecek KDV” satırı aracılığıyla
indirim konusu yapılması ve değersiz hale gelen alacağa ilişkin borçlu mükellef
bilgilerini içeren beyanname eki form doldurulması gerekir.
Düzeltme işlemi tek
taraflı yapılmayacak, borcunu ödemeyip satıcının alacağını değersiz alacak
haline getiren alıcı mükellefler de ödemediği KDV’yi düzelterek indirim KDV’den
çıkartması gerekir.
Kaynak:
- 7101 sayılı İcra Ve İflâs
Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun
- 2004 sayılı İcra Ve İflas Kanunu
- 3065 sayılı KDV Kanunu
- İlgili İdari Düzenlemeler


